Episodes

7 days ago
7 days ago
Boğa güreşleri doğanın işleyişinin bir temsili gibidir. Ve çoğu insan bu ritüelin maskülen bir ağırlığı olduğunu söyler. Ama gerçekten öyle mi? Matadorun zarif pelerin hamleleri, doğadaki dişil gücün katı erilliği cezbeden titreşimleri değil midir?
Arenadaki boğa güreşi, yükselen kaostan bir düzen çıkarma hikâyesidir. Matador, zarif ve akışkan hareketlerle kontrolsüz gücü bir estetiğe sokar ve kaos yeni bir forma bürünür.
Konuya böyle yaklaştığımızda, kiminin spor kiminin trajedi kabul ettiği boğa güreşleri bize doğaya ait hangi sırları açıklar? Bu kültür neyin devamıdır?
Sohbete, boğa güreşlerinin gladyatör dövüşleriyle bağlantısını açıklayarak başlıyoruz. Devamında, kaosun ve gücün dansından nasıl yeni düzenler çıktığını mitolojik hikâyelerle anlatıyoruz.
Tanrılar neden boğayı en güzel hediye olarak kabul eder?İnsanların da etkileyici bulduğu boğayı bu kadar özel kılan nedir?Minos’un karısı Pasiphae neden bir boğaya âşık oldu?Ariadne’nin ipini kullanarak Minotauros’u öldüren Theseus, bugünün modern matadoru mudur?
Sohbeti daha detaylı olarak Monolog'da okuyabilirsiniz. Eğer altyazılı izlemek isterseniz YouTube kanalımı ziyaret edebilirsiniz.
İyi dinlemeler

Sunday May 10, 2026
Sunday May 10, 2026
Paralimpik disiplinlerde önemli teknolojik gelişmeler var. Öyle ki, biyolojimizin koyduğu sınırları artık aşabiliyoruz. Kendimizi sınırladığımızın ötesinde başka bir dünya olduğunu fark ediyoruz.
Muazzam bir potansiyelin üzerinde oturuyoruz. Belki bir uzvumuzu kaybettiğimizde bütünlüğümüz bozuluyor, ama kullanamadığımız bu potansiyel bizi zaten eksik bırakıyor.
Bu sohbette Paralimpik Oyunlar’daki gelişmeleri anlatmak istedim. Ancak yapay zeka teknolojileri devreye girdiğinde, sorular ister istemez konuyu felsefi bir boyuta taşıyor. Sadece yeni teknolojileri konuşmak bize bir vizyon katmıyor.
Şu anda tam kavrayamadığımız ama teknolojiyle parça parça açığa çıkardığımız o bütüne doğru ilerliyoruz. Spor, bu teknolojileri kullanarak doğadaki gerçek potansiyelimizi açığa çıkaran test aracımız.
Bölümde doğanın entropiyi nasıl bir hammadde gibi kullandığını ve kaostan bir yaşamı nasıl çıkardığını konuşuyoruz. Kaosu doğanın teknolojisi gibi düşünüyoruz. İnsanın da entropinin arttığı o ‘bozulma’ veya ‘sakatlık’ anlarında teknolojiyi bir çıkış kanalı olarak inşa ettiğini savunuyoruz.
Ve şunu söylüyoruz: Yaşamımızı engelleyen hiçbir şeyi kabul etmiyoruz.
Sohbeti daha detaylı olarak Monolog'da okuyabilirsiniz. Eğer izlemek isterseniz YouTube kanalımı ziyaret edebilirsiniz.

Sunday May 03, 2026
Sunday May 03, 2026
Her teknoloji devriminde yeni bir yalnızlığın içine düşüyoruz. Bunun hiç bitmediğini düşündüğümüzde ömrümüz boyunca gri bir alanda yaşadığımızı söyleyebiliriz. Yeni teknolojilerle yeniden ördüğümüz bir kozanın içindeyiz.
Matbaanın bulunmasıyla insanlar okumaya başladığında dönemin aydınları bunu tehlikeli bir melankoli hastalığı olarak gördü. Sanayi devrimiyle apartmanlarda tek başına yaşamaya başlayan insanların topluma yabancılaştığı düşünüldü. Her dönüşümde kendi ürettiğimiz teknolojileri kendimiz için riskli gördük.
Ancak o gri alan içinde yalnızlığımızı gideren bir nesneyi de hep bulduk. Bugün yapay zekâ çağında da aynı korkuları yaşıyor ve çözümlerini buluyoruz.
Kapitalizm duygularımızdan beslenen bir iktisadi sistem. Korktuğumuzda, sevindiğimizde ya da üzüldüğümüzde bize bunun çözümünü mutlaka bulur. Tıpkı bugün bir “Yalnızlık Ekonomisi”ni yarattığı gibi.
“Yalnızlık Ekonomisi” aslında yalnızlığı ortadan kaldırmayı değil, onu sürdürülebilir, verimli ve konforlu bir “ürün” haline getirmeyi amaçlıyor. Kurumların değil, bireylerin "Yapay Zeka Zihin Gücü" kaldıracını kullanarak kurumsallaştığı bir dönemdeyiz.
Bu açıdan bakınca, gelecekte “yalnızlık” kelimesinin bugünkü negatif ve melankolik havasını tamamen yitirdiğini görebiliriz. Veriler bunu destekliyor.
Bugün yapay zekânın gücünü kaldıraç olarak kullanan 200 milyon içerik üreticisi var. Bu insanlar yakın çevresinde bulamadığı düşünce ikizlerini dünyada arıyor.
Yapay zekâ temelli arkadaşlık ve dijital refakatçi uygulamalarında 2022-2025 arasında önemli bir artış yaşandı (bazı kaynaklara göre %700’e varan oranlarda). Dijital asistanına duygusal olarak bağlanan insanlar var.
İş dünyasında solo girişimciler, yapay zekâyla yaptıkları iş birlikleriyle küresel markalar yaratabiliyor.
Veriler çoğaldıkça şu soru aklımıza geliyor:
Veriler çoğaldıkça şu soru aklımıza geliyor: İnsan yalnızlığını bir arkadaş, evcil bir hayvan ya da nesneyle giderebildiğine göre yapay zekâ da yalnızlığımızı gidereceğimiz yeni sosyal nesnemiz olabilir mi?
Yalnızlık bizim doğal arkadaşımız. Eğer onu iyi yönetemezsek kendi potansiyelimizi bir illete çevirebiliriz. Ya da bu ekonomiden kendi küresel anlamımızı çıkarabiliriz.
Bu sohbette yalnızlığı ve kapitalizmin bu duygumuzu bir madene nasıl çevirdiğini konuşuyoruz.
Sohbeti daha detaylı olarak Monolog'da okuyabilirsiniz: Eğer izlemek isterseniz YouTube kanalımı ziyaret edebilirsiniz.
İyi pazarlar ve iyi dinlemeler.

Sunday Apr 26, 2026
Chicxulub: İçimizdeki Hikaye Anlatıcısının Fısıldadığı Yaratılış Hikayesi
Sunday Apr 26, 2026
Sunday Apr 26, 2026
Kadim hikayelerle bilimsel gerçekler arasında benzerlikler var. Bilimin keşfedemediği gerçekleri önce hikayeler anlatıyor sanki bize. Mesela 66 milyon yıl önce Dünya’ya çarpan dev asteroit, mitolojide Tanrılarla Titanların savaşını anımsatıyor. Bu doğa olayı devlerin sonunu getirirken memelilerin ve nihayetinde insanın önünü açtı.
Bu sohbette, asteroitin Jüpiter ötesinden başlayan 9 milyon yıllık yolculuğunu, Kretase dönemindeki devler cennetini ve çarpışmanın saniye saniye yarattığı felaketi kronolojik bir anlatıyla keşfedeceksiniz. Mitoloji ile bilimin kesiştiği noktada, içimizdeki hikâye anlatıcısının bize fısıldadığı kadim gerçeği duyacaksınız.
Sohbeti daha detaylı olarak Monolog'da okuyabilirsiniz. Eğer izlemek isterseniz YouTube kanalımı ziyaret edebilirsiniz.
İyi dinlemeler..

Sunday Apr 19, 2026
Demis Hassabis'in Düşünme Oyunu | İnsanlığın AGI'ya Yolculuğu
Sunday Apr 19, 2026
Sunday Apr 19, 2026
Hayatı siz de hâlâ Demis Hassabis gibi bir oyun alanı olarak görebiliyor musunuz?
12 yaşında bir satranç turnuvasında kurduğu o büyük hayal, bugün dünyayı değiştiren bir hikayeye dönüştü. Hassabis’in DeepMind ile çıktığı AGI yolculuğunun temelinde tek bir şey var: Hayatı bir oyun gibi görmek ve o çocuksu meraktan hiç vazgeçmemek.
Bu hafta Zihin Karmaşası'nda, insanlığın kaderini değiştiren bu 'düşünme oyununu' (The Thinking Game) konuşuyoruz:
Bir çocuğun hayali nasıl devasa bir vizyona dönüştü?
DeepMind neden Silikon Vadisi’ne 'hayır' dedi?
AlphaGo’nun 37. hamlesi bir 'dijital vahiy' miydi?
AlphaFold, 200 milyon proteinin gizemini nasıl saniyeler içinde çözdü?
Kendi yarattığımız zekâdan mı korkuyoruz, yoksa kendimizden mi?
Tüm bu soruların cevaplarını ve çok daha fazlasını, bu sohbette bulabilirsiniz.
Sohbeti daha detaylı olarak Monolog'da okuyabilirsiniz. Eğer izlemek isterseniz YouTube kanalımı ziyaret edebilirsiniz.

Saturday Apr 11, 2026
Titanik Neden Battı? | Kibrin Anıtı, Doğanın Tokadı ve Unutulmaz Hikayeler
Saturday Apr 11, 2026
Saturday Apr 11, 2026
Titanik faciası, tarihin en trajik olaylarından biridir ve hafızamızda her zaman canlıdır. Çünkü onu unutulmaz kılan kendine has özellikleri var.
RMS Titanik, tıpkı bugünün uzay yarışı gibi, döneminin mutlak teknolojik hakimiyetini ve Sanayi Devrimi'nin zirvesini temsil ediyordu. Denizlere hükmetmek, geleceğe hükmetmekle eşdeğer görüldüğü için Titanik bu kudretin yaşayan sembolü haline gelmişti.
Titanik, devrin tüm çelişkilerini barındırıyordu. Dünyanın en zenginleri ile bütün umutlarını bir çantaya sığdıran insanlar, Yeni Dünya'ya birlikte yolculuk ediyordu. Bunun yanında, en zengin isimlerin bu gemide yer alması sadece bir yolculuk değil, bu küresel güç gösterisine ortak olma arzusuydu.
Titanik'te bulunan insanların net varlığının o dönem 120 milyon pound olduğu tahmin ediliyor. 1913 yılında dünyadaki toplam hasılanın 2,7 trilyon dolar olduğunu düşündüğümüzde, bu sadece muazzam bir serveti değil, kapitalizmin sembol isimlerinin de gemide olduğunu gösteriyor. Geminin trajik sonuyla birlikte dönemin bu en nüfuzlu sermaye sahipleri de hayatını kaybetti. Bugün onların mirasçıları, bu anıyı vakıflar, kitaplar ve filmler aracılığıyla canlı tutmaya devam ediyor.
Ancak Titanik’i asıl unutulmaz kılan, insanın doğaya karşı bitmek bilmeyen meydan okumasıdır. Titanik sadece ticari bir proje değil, insanın tabiat üzerindeki egemenliğini kanıtlama çabasıydı. Bu yüzden Titanik, insanlık hafızasında doğa karşısında alınan ve asla kabullenilemeyen o "büyük yenilginin" adıdır. "Batmaz" denilen gemi sulara gömülmüş olabilir, ama kesinlikle unutulmaz.
Bu sohbette, 114. yıldönümünde tarihin en büyük deniz facialarından Titanik'i konuştuk.
Sohbeti daha detaylı olarak Monolog'da okuyabilirsiniz. Eğer altyazılı izlemek isterseniz YouTube kanalımı ziyaret edin.

Sunday Apr 05, 2026
Arıların Anlattığı Muhteşem Hikaye | Dünyayı Ayakta Tutan Görünmez Yerçekimi
Sunday Apr 05, 2026
Sunday Apr 05, 2026
Arıların insana anlatacağı muhteşem bir hikaye var. Bu küçük canlılar bizim için şiirsel bir hayat yaratır. Bu hayatın temelinde hem bilimi hem de sanatı besleyen bir mekanik yatar.
Çevremizin renkli ve hoş kokulu çiçeklerle dolu olmasını arılara borçluyuz. Bir çiçeğin "makyajı" nasıl arıyı cezbediyorsa, bu mükemmel ilişki de şairlere ve bilim insanlarına ilham kaynağı olur.
Biz insanlar, yeni teknolojilerimizi genellikle doğadaki diğer varlıkların hareketlerini taklit ederek geliştiririz. Arıların uçuşunu yakından incelediğimizde ise onların sadece kanat çırpmadığını, havayı adeta eğip büktüklerini görürüz. Arıların bu ustalıkla icra ettiği "uçuş sanatı", bugün insansız hava araçlarından rüzgâr türbinlerine kadar pek çok teknoloji için temel bir rehber haline gelmiştir.
Bu sohbette, arıların besin zincirimizden evrimsel gelişimimize ve doğadaki düzenleyici rolüne kadar çok önemli etkisini konuşuyoruz. Sohbetin tamamını dinlediğinizde bu minik canlıların varoluşumuz üzerindeki etkisinin gerçekten inkar edilemez olduğunu anlayacaksınız.
Sohbeti daha detaylı olarak Monolog'da okuyabilirsiniz. Eğer izlemek isterseniz youtube kanalımı ziyaret edebilirsiniz.

Sunday Mar 29, 2026
Uzaylılar ya Sadece Sizi Arıyorsa? | Sizi Farklı Kılan Biricik Şey Nedir?
Sunday Mar 29, 2026
Sunday Mar 29, 2026
Merhaba,
Dünya dışı yaşamlar bizim bitmeyen özlemimiz. 1977'de yola çıkan iki Voyager uzay aracı, belki milyonlarca yıl sürecek sessiz yolculuklarına devam ediyor. Üzerlerinde fotoğraflarımızın, müziklerimizin ve selamlarımızın olduğu bir özgeçmişimiz var. Bir gün birileri tarafından bulunmayı umarak gönderdiğimiz bu mesaj, aslında bir şişeye koyduğumuz mektuptan farksız.
Uzayda yalnız olmadığımızı bilmek istiyoruz. Bu düşünce zihnimizi çok meşgul ediyor. Bununla ilgili filmler çekiyoruz, bilimsel araştırmalar yapıyoruz ve uzaya sinyaller gönderiyoruz. Bizi dünya dışı yaşam arayışına bu duygu yönlendiriyor.
Peki bir uzaylı medeniyet, kendi dışında bir uygarlık arasaydı, bunu hangi eksiğini gidermek için yapardı? Bizdeki fazlalık ne olabilir ki onların eksiğini kapatsın? Keşfedilmeye değer neyimiz var? Belki de uzaylılar, bir uygarlık değil, sadece tek kişinin taşıdığı özgün bir frekansın peşindedir.
Aradığımız cevap çok karmaşık ama sonucu çok güzel olabilir. Biz kaosuyla, ölümlülüğüyle, acısıyla, bilgisizliğiyle, bireyselliğiyle, arzusuyla ve tüm o 'kusurlarıyla' birlikte, belki de evrenin en nadir elementlerinden biriyiz. Ancak muhtemelen yalnız değiliz. Biz de saydığımız kusurlarımızdan biriyle bir uzaylı medeniyetin eksiğini kapatıyor olabiliriz.
Bu bölümde sadece medeniyetimizin değil, farklı bireysel bir özelliğimizin de uzaylıların aradığı şey olabileceğini konuşuyoruz. Gerçekten buna değer miyiz? Eğer öyleyse sizdeki hangi özellik onların aradığı o 'fazlalık' olabilir? Siz de düşüncelerinizi paylaşarak sohbeti zenginleştirin.
Sohbeti daha detaylı olarak Monolog'da okuyun. Eğer izlerseniz YouTube kanalımı ziyaret edin.

Neden Buradayız?
Sahip olduğumuz değerler değişiyor ve yenilerini kazanıyoruz. Mesela yapay zeka diye hayatımıza yeni bir kavram giriyor. Felsefeden matematiğe, cinsiyetten iklime kadar tüm alanlarda yapay zekaya bir başlık açıyoruz.
Bizi diğer canlılardan farklı kılan özellik çevreyi kendimize göre değiştirebilmemiz. Bunu da ateşten tekerleğe, sabandan buhar makinesine kadar ürettiğimiz teknolojilerle başardık. Aynı şeyi bugün yapay zekayla yapıyoruz.
Teknoloji çağı, eski dönemi kapatıp hepimize yeni bir başlangıç yapma fırsatı sunuyor. Dünyanın yakıcı sorunlarına yeni teknolojik araçlarla çözümler üretebiliyoruz. Mesela kadınlar, teknolojideki gelişmelerin sonucunda ortaya çıkan fırsatları değerlendiriyor. Cinsiyet ayrımcılığı, yavaş yavaş sorun olmaktan çıkıyor. Öte yandan iklim sorunu, yapay zeka teknolojileriyle şiddetini azaltıyor. Verinin yönettiği dünyada hepimiz birbirimize daha sıkı bağlanıyoruz. Her şeyin hızla değiştiği böyle bir dünyada yeni bir kültür ve ortak bir tarih yaratıyoruz. Ancak her dönüşümde olduğu gibi, her şey birbirine yaklaştıkça zihnimiz her zamankinden daha fazla konuşuyor.
Birçok sorun çözülürken, yeni dönem yeni sorunlarla beraber geliyor. Makine zekasının arttığı, süper zekaya doğru, öngöremediğimiz bir dünyaya adım atıyoruz. Teknolojinin hızı, bizi ufku belirsiz yeni bir dünyayla tanıştırıyor. İnsanlık yeniden doğuyor dersek herhalde yanılmayız.
Son çeyrek yüzyılda yarattığımız bilgi, neredeyse tüm insanlık tarihinde yarattığımızdan daha fazla. Böyle bir bilgi bombardımanı altında zihin dünyamız değişiyor. Saniyede binlerce algı uyandıran böyle bir çevrede zihin karmaşası yaşamamız çok normal. Böyle bir kaosta da söyleyecek bir şeylerimiz olmalı. Zihin Karmaşasında bunları konuşuyoruz. Bizi yakından ilgilendiren sorunlar hakkında farklı bir bakış açısı yakalamaya çalışıyoruz. Bize değer katacak yeni fikirler yaratma çabasındayız. Her şeyin belirsiz olduğu bir zamanda, gözümüz kapalı el yordamıyla ilerlerken birbirimize gerçekten çok ihtiyacımız var.
Zihin Karmaşası'nda paylaştıklarımızı, www.monologblg.com adresinden de takip edebilirsiniz.









